Güney İtalya sınırları içinde yer alan Matera’da, geleneksel bina inşaatı yerine doğrudan doğal kaya bloklarının içi oyularak meydana getirilen yerleşim alanları mimarlık tarihinin en dikkat çekici yapılaşma modellerinden biri kabul ediliyor. “Sassi di Matera” (Matera Taşları) olarak adlandırılan tarihi bölge, kayaların içine kazılan konutlar, üretim alanları ve su toplama kanallarıyla çok katmanlı bir yer altı ve kaya kenti niteliği taşıyor.
KİREÇTAŞI KAYALIKLAR NASIL YAŞAM ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ?
Bölge halkı, yüzyıllar boyunca kanyon yamaçlarında yer alan kireçtaşı formasyonlarını el aletleriyle oyarak barınma alanları oluşturdu. Doğal mağaraların kademeli olarak genişletilmesiyle evlerin yanı sıra hayvan barınakları, kilerler ve yağmur sularını depolamak için birbirine bağlı devasa sarnıç sistemleri inşa edildi. Yamaç boyunca üst üste binen bu oyuk yapılar, bir evin çatısının diğer evin tabanını veya sokağını oluşturduğu karmaşık bir mimari doku meydana getirdi.
TAHLİYEDEN UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ’NE GEÇİŞ
Yerleşimde 20. yüzyılın ortalarına kadar elektrik, temiz su ve kanalizasyon gibi temel altyapı hizmetlerinin bulunmaması, bölgede ciddi salgın hastalık ve hijyen sorunlarına yol açtı. Sağlıksız yaşam şartları nedeniyle 1950’li yıllarda hükümet kararıyla bölge nüfusu tahliye edilerek modern konutlara taşındı ve tarihi oyuklar kaderine terk edildi. Daha sonra başlatılan kapsamlı koruma ve restorasyon projeleri sayesinde özgün dokusu muhafaza edilen bölge, tarihsel ve mimari değeri tescillenerek UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi.